Yazı: Yusuf Erkan Fotoğraflar: Umut Kaçar

Karnavalın kökeni, antik Roma’daki Satürn Bayramı. O dönemlerde bu bayramlar zenginler ve ünlülerle, asla zengin ve ünlü olamayacaklar arasındaki gerilimi azaltmaya yarıyordu.

tatavla4

Tatavla Karnavalı, son yıllarda tekrar canlanıyor. Kurtuluş semtinin, hatta Şişli’nin sevinç ve mutluluk şöleni olarak Tatavla Karnavalı, her yıl Rumların Paskalya ile biten Büyük Perhiz’inden önceki son pazartesi günü kutlanıyor.

Malum talihsiz olaylarla Rumların Tatavla’yı, şimdiki adıyla Kurtuluş’u terk etmesi, yaşanan iç göç, semte sonradan gelenlerin kendi kültürlerini yaşaması; cemaatin kendi içinde kapalı, küçük gruplar halinde, buruk bir anı olarak karnavalı sürdürmesine yol açtı. Vakti geldi, Madam Despina Meyhanesi’nde, 2 Mart 2009 günü, küçük bir grup, bu gecikmiş güzelliğe kaldığı yerden tekrar merhaba dedi ve o günden bu yana her yıl, artan katılımcı kitlesiyle etkinlikler devam ediyor. Sürecin devamlılığında Kurtuluşlu Hüseyin Irmak, Yunanistan’dan Türkiye’ye eğitimini devam ettirmek için gelen Marina Drymalitou ve Yunan akademisyen Haris Rigas’ın çabaları rol oynadı. Son yıllardaki en görkemli kutlama, 2011 yılında, Kurtuluş Spor Kulübü’nde yapıldı. İstanbul’un göbeğinde cadılar, maskeliler, külhanbeyleri, korsanlar ve binbir çeşit kostüme bürünmüş halk, etraflarından geçen arabalara aldırmayarak müzisyenlerin ardında şenlikli bir şekilde ilerledi.

SATÜRN BAYRAMI’NDAN BUGÜNE

tatavla1

Kaynaklara bakılırsa karnavalın kökeni, antik Roma’daki Satürn Bayramı’na dayanmakta. O dönemlerde bu bayramlar zenginler ve ünlülerle, asla zengin ve ünlü olamayacaklar arasındaki gerilimi azaltmaya yarıyordu. Zira Romalı kölelerin sayısı doğal olarak yöneticilerin sayısından fazlaydı; karnaval, köleleri matematiksel hesaplar yapmaktan ve kontrolü ele geçirmeye çalışmaktan alıkoyuyordu. Satürn Bayramı, tanrı Dionysos’un istekleri doğrultusunda yönetiliyordu. Dionysos aynı zamanda baharın, tiyatronun, maske ve törenlerin de tanrısıydı. Karnaval zamanı, sizden olduğunuz gibi değil, maskeler takarak, kostümler giyerek başka birisi gibi davranmanız ya da kalabalık içinde kaybolarak benliğinizi yok edip, özgürlüğün tadını çıkarmanız bekleniyordu.

Hıristiyanlık resmi din haline gelince Satürn Bayramı karnavala dönüştürüldü. Kilise karnaval geleneklerini yasaklamaya çalıştı ama toplumdaki popülaritesi nedeniyle bu büyük şenlik, ritüelleriyle birlikte Hıristiyanlıkla birleştirilerek Büyük Perhiz diye bilinen, Paskalya ile biten 40 günlük ağır oruçtan önceki tek eğlenceye dönüştü.

İSTANBUL’UN KARNAVALI

tatavla2
Son yıllarda tekrar canlanan Tatavla Karnavalı’na şehrin her yerinden katılım oluyor.

Tatavla Karnavalı’nın kıymeti uzun süre anlaşılmadı, hâlâ da anlaşılabilmiş değil. Rio ve Venedik gibi dünyanın önemli karnavalları nasıl turist çekiyorsa Tatavla Karnavalı da İstanbul’da, farklı bir turizm ekonomisi yaratabilir. Sonuçta bu karnaval sadece Kurtuluş’un değil, İstanbul’un, Şişli’nin karnavalı… İstanbul’a gelen turistleri bu eğlenceye yönlendirmek, tanıtımını yapmak, şehrin kültürel dokusuna da yeni ve sıkı bir ilmek ekleyecek.

Pagan dönemlerden bu yana tabuları yıkmak amacında olan; bireyin kendine dayatılan kurallara isyanı niteliğindeki karnaval; pekala kısır gündemleri ve anlayışları aşarak İstanbul’un ve dolayısıyla Türkiye’nin gündemine gelebilir. Tatavla Karnavalı’nı da Anadolu kültürünün parçası olduğumuz bilinciyle kutlarsak birbirimizi anlayabilir, kaynaşabilir, duyabilir ve öteki olma hallerini ortadan kaldırarak aynı kültürel potada eriyebiliriz.