Fotoğraf: Yusuf Aslan

Babası Gezi Parkı’nın başbahçıvanlığını yapan ressam Haydar Özay için Gezi’nin anlamı çok büyük. Mimarlar Odası tarafından tahsis edilen atölyede 1 Haziran 2014’te başladığı resmi bir yılda tamamladı ve devasa boyuttaki tuvalde Gezi’yi anlattı. Üstelik Gezi resmini daha önceden aynı tuvalde çalıştığı Palaspandıraspera adlı çalışmanın üzerinde sürdürdü. Özay, tek başına çizdiği resmin kolektif bir çabanın ürünü olduğunu vurgulayarak şöyle söylüyor: “Resim, görenlerin katkılarıyla zenginleşti, biçim değiştirdi. Resimde tanıdık yüzleri görmek isteyenler oluyordu; ‘Kırmızılı kadın nerede? Duran adam yok mu?’ gibi sorular soruyorlardı. İnsanlar Gezi’nin kahramanlarını görmek istedi.”

Gezi Parkı BENİM ÇOCUKLUĞUM

Haydar Özay
Ressam Özay’ın babası Cemal Özay, 20 yıl Gezi Parkı’nın başbahçıvanlığını yapmış.

Babasının 20 yıl boyunca başbahçıvanlığını yapmış olması, onun özenle diktiği ağaçlar Gezi Parkı’nı Haydar Özay için çok anlamlı kılıyor. Gezi Parkı, ressamın çocukluğu ve aile bahçesiymiş; yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, insanların da bu yok edilişe karşı çıktıklarını görünce direnişi resmetmeye karar vermiş: “Gezi, benim açımdan doğa, tarih, kültür mücadelesinin sembolü. Gezi’yi ve ardından geçen sürecin etkilerini ressam sezgisiyle anlatmak istedim. Bunu başardığımı düşünüyorum. Bu resim, insanların hatırasında umarım, uzun zaman yaşar.” Haydar Özay’ın şimdiki hedefi çocukluğunun geçtiği, halen yaşadığı Şişli’de müze kurmak. Özay bu isteğini şöyle özetliyor: “30 yıldır resim yapıyorum, çok eserim var; neredeyse bir müzeyi dolduracak kadar… Şişli, benim için çok önemli. Müzemi, resimlerimin müzesini Şişli’de kuracağım, hayalim bu!”

Gezi Parkı Resmi
Yaklaşık bir yılda tamamlanan Gezi tablosu 50 metrekarelik bir tuvale resmedildi.