Şişli Belediyesi Felsefe Günleri kapsamında düzenlenen söyleşide Piri Reis ve haritaları konuşuldu.

5. Piri Reis ve Haritaları

Şişli Belediyesi’nin insanlığa ve dünyaya yeni anlamlar katmayı sağlayacak bakış açılarını geliştirmek amacıyla düzenlediği felsefe söyleşilerinde Piri Reis’in Dünya Haritası konuşuldu. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçar, Piri Reis’e ve haritalarına dair bilinmeyenleri anlattı. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen ve yoğun ilgi gören söyleşiye Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü de katıldı. Prof. Kaçar, Piri Reis’in Osmanlı İmparatorluğu’nun en tanınmış denizcilerinden ve haritacılarından olduğunu belirterek şunları söyledi: “Piri Reis’in 1513’te ilk dünya haritasını yapmasından bugüne 503 yıl, o haritanın 1929 yılında Topkapı Sarayı’nda gün yüzüne çıkarılmasının üzerindense tam 87 yıl geçti.”

4. Piri Reis Hayatı

Piri Reis’in doğum tarihi tam olarak bilinmiyor ancak 1465 ila 1470 yılları arasında Gelibolu’da doğmuş olduğu varsayılıyor. Korsan ve kaptan Kemal Reis’in de yeğeni. Kemal Reis ile birlikte Osmanlı donanmasında yer alarak Venediklilere karşı yapılan İnebahtı Kuşatması ve Mora Seferi’nde savaşarak İnebahtı, Modon, Koton, Navarin’in fethinde bulundu. Amcası Kemal Reis’in 1510’da ölümü üzerine, Piri Reis tekrar Gelibolu’ya dönerek bugün onu tanımamıza vesile olan haritalarını çizerek 1554 yılına kadar Osmanlı donanmasına hizmet verdi. Hakkında padişah tarafından idam kararı verildiğinde Osmanlı donanmasının Hint Denizleri kaptanıydı.

Söyleşi sonunda Prof. Mustafa Kaçar eskiden kullanılan bir pusulayı Hayri İnönü ve katılımcılara tanıttı.

3. Kaptan’ın İdamı

Profesör Mustafa Kaçar, Piri Reis’in idamını şöyle anlattı: “Piri Reis’in idamına ilişkin farklı görüşler var. Ancak Katip Çelebi der ki: Gücerat hükümdarlarından Bahadır Şah’ın Sultan Süleyman Han’dan yardım istemesi üzerine Süveyş’te donanma hazırlanmış ve o bölgeye gönderilmişti. Hürmüz Boğazı’nda 70 kadar küffarı hisarlarına kaçırdı. Muhasaradan sonra Basra’ya varıp vali Kubad Paşa’dan yardım istedi. Suikast yapılacağı anlaşılınca Reis, üç kadırga ile Süveyş’e kaçtı. Kubad Paşa, Piri için Basra’yı yağmalamıştır diye Padişah’a arz edince Reis’in katline hüküm verildi. Mısır Divanı’nda boynu vuruldu.”

2. Piri Reis ve Haritaları

Birçok  kişi için Piri Reis veya Osmanlı haritacılığı dendiğinde akla gelen ilk şey, Piri Reis’in Gelibolu’da 1511 – 1513 yıllarında üzerine çalıştığı ve 1517 yılında İslam dünyasının en kutsal merkezleriyle beraber halifeliği de ele geçiren Yavuz Sultan Selim’e Kahire’de sunduğu haritadır. Piri Reis’in haritasının günümüze ulaşan bir kısmı bugün Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde. Haritanın bu parçasında, Avrupa ve Afrika’nın batı kıyıları, yeni bulunan Güney Amerika’nın doğu kıyıları ve insanların ancak yüzyıllar sonra ayak basacağı Antartika ve Avustralya kıtaları gösteriliyor. Harita üzerinde, bu bölgelerde yaşayan insan ve diğer canlılara ilişkin resimler de yer alıyor.

Piri Reis, haritayı çizerken yararlandığı kaynaklar konusunda, Araplar’ın Caferiye dediği sekiz dünya haritasından, bir Arabi Hint haritasından, Sind, Hind ve Çin ülkelerini gösteren dört Portekiz haritasından ve Kolomb’un Amerika’yı tasvir eden haritasından bahseder.

1. Kitab-ı Bahriye

Piri Reis’in Gelibolu’da yazmaya başladığı Kitab-ı Bahriye, Akdeniz coğrafyasına odaklanan ancak dünyanın diğer kısımları hakkında da bilgiler içeren oldukça kapsamlı bir eser. Reis, eserinin ilk örneğini 1520 yılında tamamlamış ve 1524 yılında, Veziriazam İbrahim Paşa’yı deniz yoluyla Mısır’a götürürken yanına almıştı. Reis’in, yolculuk boyunca ortaya çıkan tehlikeli durumlarda Bahriye’ye sık sık başvurduğunu gözlemleyen İbrahim Paşa, ona eserini temize çekip Sultan Süleyman’a sunmasını önerir. İki yıl içerisinde, eserini daha kapsamlı hale getiren ve yeniden düzenleyen Reis, 1525 – 26’da Kanuni’ye takdim eder. Yazık ki Bahriye’nin bizzat Piri Reis tarafından hazırlanmış orijinalleri günümüze ulaşamadı, ancak yine de en çok kopyalanan Osmanlı eserlerinden oldu. Birçok kaptan onunla denize açıldı. Pek çok haritanın eşlik ettiği, bir kısmı nesir, bir kısmı nazım şeklinde yazılmış açıklamalarla birlikte sunulan eser Akdeniz kıyılarını, adalarını, şehirlerini ve limanlarını, onların tarihini, faunasını, florasını, meteorolojik koşullarını, denizin derinliğini, sığlığını ve kayalık yerlerini ayrıntılı şekilde betimler.