Dünya nüfusu 2050 yılında 9,6 milyara ulaşacak. Gezegenimizin yaşaması için sorumsuz tüketimi dizginlememiz şart. Peki en temel ihtiyaçlarımız; su, gıda ve enerji tüketiminde ne durumdayız, gelecekte bizi neler bekliyor?

sislidoga3

Küresel tüketim verileri insanların dünyanın üretebileceğinden çok daha fazlasını tükettiğine işaret ediyor. İnsanlık 2050 yılında 9,6 milyar nüfusa ulaşacak; bu durumda dünyadaki insanları yaşatmak için dünya gibi üç gezegene daha ihtiyaç duyulacak. Birleşmiş Milletler Çevre Programı liderliğinde küresel bir çaba olarak dikkat çeken sürdürülebilir üretim ve tüketim çalışmaları, modern toplumun temel ihtiyaçlarından su, gıda ve enerjiye odaklanıyor. Suyun, gıdanın ve enerjinin sorumlu tüketimi, günümüzde büyük kısmı kentlerde yaşayan insanların tercihleri ve yaşam kültürüyle bağlantılı.

Dünyadaki suyun yüzde 3’ü içilebilir yani tatlı su kaynakları. Dünyada 1 milyardan fazla insan henüz tatlı suya ulaşma imkânı bulamıyor. Doğal ekosistemler suyu ücretsiz sağlıyor, ancak onu dağıtacak altyapı pahalı ve yapımı için kaynağa ihtiyaç duyuluyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinin enerji tüketiminin 2020 yılında günümüzden yüzde 35 daha fazla olacağı tahmin ediliyor. Bu enerjinin büyük kısmı taşıma ve yolculuklarda tüketiliyor.

Sorumlu Tüketim

• OECD ülkelerinde 2020 yılında araç sahibi sayısının günümüze oranla yüzde 32 artması bekleniyor.

• Ev içi kullanım dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 29’una denk geliyor. Bu oran küresel karbondioksit salınımının yüzde 21’ini oluşturmakta. Hane halkının beslenme seçim ve alışkanlıkları da çevresel etkilerin oluşumunda doğrudan sorumlu.

• Dünyada 1 milyar aç, 1 milyar da yetersiz beslenen insan yaşarken 1,3 milyar ton besin çöpe gidiyor.

• Gıda sektörü dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 30’u ve karbondioksit salınımının yüzde 22’sinden sorumlu.

• Tüm bu veriler insanları su, gıda ve enerji gibi temel yaşam maddelerinin sorumlu tüketimi ve üretimini zorunlu hale getiriyor..

Mavi Baştankaralar

sislidoga2

Kar fırtınası öncesi Karadeniz kıyısından yağmur gibi kuş inmeye başlar. İşte bu zamanlarda İstanbul’un yabanıl köşeleri şehre taşınmaya koyulur. En renkli ve akrobat kuş ailesi olan baştankaragillerin kentin ana damarlarında zorunlu geçitlerine başlaması kaçınılmaz olur. Karakış gelince coğrafyamızın tartışmasız en şirin kuşları mavi baştankaralar beşli, 10’lu gruplar halinde yol kenarındaki ve parklardaki ağaçları turlar. Beyaz kafaları ve mavi sürmeleriyle görende şaşkınlık yaratan bu muzip kuşlar, çan sesini andıran ötüşleriyle sokakları şenlendirir. Baştankaraların en akrobatikleri çoğu zaman kafa üstü durur ya da kendi ekseni etrafında dönerek neşeyle beslenirken görülebilir. Kışın neşesidir bu güzel mavi baştankaralar, tabii görmesini bilene…