Dillerden düşmeyen unutulmaz şarkılarıyla yediden yetmişe herkesin bildiği sanatçılardan biri o. “Yarınlar Bizim” şarkısıyla gönlümüzde taht kurmuş Ali Rıza Binboğa 27 yıldır Şişli’de yaşıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği binası koridorlarında 12 Mart Muhtırası günlerinde “Özgürlük ve barış. Tüm insanların özlemi olacak yarınlarda” dediği zamanlardan bugüne çok şey değişse de, o hala umudunu koruyor, aydınlık yarınları düşlüyor. Binboğa ile İstanbul’un kalbi dediği Şişli’nin dününü, bugününü ve yarını konuştuk.

binboasisli

Uzun zamandır Şişli’de yaşıyorsunuz. Burada yaşamak sizin için ne ifade ediyor?

Şişli’ye ilk kez öğrenciyken geldim, 1971 yılında. İki yıl öğrenci yurdunda kaldım. Ardından 1975’te tekrar geldim, bir kaç yıl daha yaşadım. Şişli’ye tamamen yerleşmem 1989’da oldu. Şişli’de Türkiye’nin kültür mozaiğini oluşturan insanlar yaşamış. Ermeniler, Rumlar, Museviler, Türkler… Hepsi komşuluk ilişkileri içinde birbirlerine saygıyla yaklaşmış. Şişli, lokasyon olarak da İstanbul’un kalbi. Çok gelişmiş bir bölge. Şişli’ye iyi belediye başkanları rastlamış, çalışkan, hizmette sınır tanımayan başkanlar… Şişli’de yaşamaktan çok mutluyum.

Şişli’nin 1970’li yıllardaki halini de yaşamışsınız, bugününü de yaşıyorsunuz. Şişli’de o günden bugüne neler değişti?

Öğrenciyken tiyatro eğitimi aldığımız mekanlar içinde bulunan bahçeler ortadan kalktı. O dönemlerdeki yeşil alanı görmek mümkün değil artık. En ufak bir yeşil alan üzerine inşaat yapılıyor. Bu Türkiye’nin yakalandığı bir hastalık. Gökyüzünü dolduruyorlar, havayı satıyorlar. Aslında insan nüfusunun çok arttığının da altını çizmek lazım. Eskiden Halaskârgazi Caddesi’nde yürüdüğünüzde kimse kimseye çarpmazdı. Şimdi sabahları bir yürüyün bakalım, nasıl kalabalık… Araba trafiğinden çok insan trafiğini de düzenlemek gerek. Şişli merkezi ve kalabalık bir bölge. Devasa yapıların buralarda yükselmesi de Şişli’ye albeniyi artırıyor. Beşiktaş’ta, Beyoğlu’ndasınız Şişli’ye geleceksiniz. Taksiciler sizi almıyor, çok yoğun trafik giremem diyorlar. Şişli’nin yolları Şişli’ye yetmiyor.

aliriza

Sanatçı olarak Şişli’deki kültür ve sanat faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kültür ve sanat faaliyetlerinin halka rahat ulaşabilmesi için yerel yönetimlerin kültür ve sanatın sergilendiği mekânları sanat insanlarına ücretsiz tahsis emesi gerekir. Bu her zaman mümkün olmuyor ne yazık ki. Kültürü ve sanatı üreten geliştiren sanatçılar halka ulaştığında demokrasiye ihtiyaç duyanların sayısı artar.

İstanbul hızla değişiyor.Yeniliklere her anlamda ayak uyduran bir nesil var. Bu anlamda Şişli’nin sosyo kültürel yapısı sizce nasıl değişiyor?

Yaygın kanının aksine bence gençler yozlaşmamış, yaşlılar yozlaşmış. Gençler tabiatı gereği merak eden, sorgulayan, kendisinden önceki nesle aykırı düşen insanlar. Biz onlara kendi fikirlerimizi, alışkanlıklarımızı dayatamayız. Onlarla beraber yol almalıyız. Gençlere, “Senin önderliğine ihtiyacım” var demeliyiz. Bir imparatorluk çöktü yeni bir devleti, üç beş genç kurdu. Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve yol arkadaşları… Onlar gencecikken bir ulus yarattılar, gençlerle birlikte yürümek zorundayız. Onların bize ayak uydurmasını beklememeli, biz onlara ayak uydurmalıyız.

Ali Rıza Binboğa Şişli

Şişli’de en çok nereyi seviyorsunuz, vakit geçirmekten hoşlandığınız yer neresi?

Sosyolojik yapıyı içinde barındıran, güzel sokaklarda kurulmuş kafeler var. Oralara gidip sohbet ediyorum. Güzel çay evleri var ama beni en çok Şişli’nin caddelerinde yürümek mutlu ediyor. Fırsatını bulduğumda Şişli’den Taksim’e yürüyüp geri dönüyorum. Çok fazla yeşil alan olmadığı için bunları yapıyorum. Şişli Belediye binasına giderken yeşil bir alandan geçmek, merdivenleri öyle çıkmak isterdim. Yoldan belediye binasına gidiyorum, maalesef.