Sevgili Şişlili Komşularım,

Haziran’ın 24’ünde Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem milletvekilliği seçimlerini yaşadık. Seçimler Şişli’de büyük bir huzur ve barış içinde gerçekleşti. Bu barış ortamını sağlayan halkımız başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Seçimlere yüksek katılımdan duyduğum memnuniyeti de belirtmek isterim. Biz de bu konuda hassas davranarak, sandığa gidemeyecek durumda olan vatandaşlarımızın yanında olduk. Bize başvuran vatandaşlarımızın oylarını kullanmaları için bütün olanaklarımızı seferber ettik.

 

Ancak biz, Şişli Belediyesi olarak seçim gündemine bağlı olmadan kesintisiz hizmet mantığıyla çalışıyor ve projelerimizi hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Çünkü bizler aynı kentin insanları olduğumuz kadar hem çalışanlarımızla hem de Şişlili sakinlerimizle bir ailenin parçasıyız. Herkesin mutluluğu için çalışıyoruz.

Bu ailenin en önemli mensuplarından olan Şişli Belediyesi çalışanlarının emeklerinin karşılığını hem ekonomik hem de sosyal haklar açısından tam olarak almaları, uluslararası çalışma koşullarına sahip olmaları bizim için çok önemli. 2018-2020 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmemizi DİSK/Genel – İş Sendikası ile imzalarken çalışanlarımızın haklarını koruyan, onlara uluslararası standartlarda haklar tanıyan bir sözleşme imzalamaya özen gösterdik. Cinsiyet eşitliği ilkesini gözeterek kadın çalışanlarımıza tanıdığımız hakları daha da genişlettik. Eşi doğum yapan erkek çalışanlarımıza bir aylık babalık izni vererek de Türkiye’de bir ilke imza attık. Yasalarda beş gün olarak belirtilen bu izni bir aya çıkarmamız kamuoyunda son derece olumlu karşılandı. Bu adımın bütün kurumlara örnek olmasını diliyorum.

Vatandaşlarımızın mutluluğunu ve memnuniyetini de gözetiyoruz her daim. Bu amaçla da Halk Günlerimizi başlattık. Hem de kısa süre içinde üç defa düzenlediğimiz Halk Günlerimizi de siz değerli Şişlili komşularımla bir araya geldim. Yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Bundan da son derece memnunum. İstek, şikayet, eleştiri ve memnuniyetlerinizi bizzat sizden dinliyorum. Olanaklarımız ölçüsünde taleplerinize yanıt vermeye çalışacağımızdan kuşkunuz olmasın. Bu geçmişte de böyleydi bundan sonra da böyle olacak.

 

Değerli­ komsularım,

Temmuz bizim için biraz hüzünlü bir ay. Bundan iki yıl önce 18 Temmuz’da yol arkadaşım, İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcım Cemil Candaş’ı silahlı saldırıda kaybettik. Şişli’de eski çürümüş düzenin, rant çetelerinin kurşunlarıyla hayata gözlerini yuman Cemil Candaş, doğrudan, adaletten ve halkın çıkarından yana olduğu için hayatını kaybetti. Kirli ilişkilerin kurulduğu eski düzeni yıkıp, temiz belediyecilik anlayışını yerleştirmek için gösterdiğimiz gayretin sembolü oldu sevgili Cemil kardeşim. Kendisini katlettiği iddiası ile yakalanan zanlılar hapisteler. Ancak davada, üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, anlamlı bir ilerleme kaydedilemedi. Adaletin mutlaka yerini bulacağına eminiz, fakat suçluların bir an önce cezalarını almaları, hem ailesine bir nebze de olsa huzur vereceği gibi hem de kamu vicdanını rahatlatacaktır. Sevgili Cemil Candaş’ı buradan bir kez daha sevgi ve özlemle anıyorum.

2 Temmuz’da 1993 yılında Sivas’ta Madımak Otel’de yakılarak katledilen 33 yazar, sanatçı ve aydınımızın acısı da hâlâ taze. Madımak katliamı Türk demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini alırken, suçluların gereken cezayı almamaları da vicdanlarımızı kanatmaya devam ediyor. Onları da büyük buruk bir hüzün ve sevgi ile anıyorum.

“Yoklama defterinden tanımadım sizi,

Benim haylaz çocuklarım

Sınıfın en devamsızını

Bir sinema dönüşü̈ tanıdım

Koltuğunda satılmamış gazeteler

Dumanlı bir salonda…”

Ve Türk edebiyatının usta ismi, Hababam Sınıfı’nın yazarı büyük edebiyatçımız Rıfat Ilgaz… Yıldız’dan Karayel’e dönen hırçın Karadeniz’in engin görüşlü edebiyat öğretmeni, usta yazarımız Ilgaz’ı ölümünün 25. yılında sevgi ile anıyorum. Eserleri gelecek kuşakları da aydınlatmaya devam edecek.

 

Komşularım,

Dopdolu, aydınlık bir gelecek ve huzur dolu bir temmuz diliyorum hepinize.