Tayland kökenli Muay Thai’nin geçmişi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Türkiye’de 1990’ların sonunda yasallaştı ve günümüzde özsavunma sporu olarak kadınların gözdesi haline geldi. Farklı yaş ve mesleklerden 12 kadın, hem zinde kalmak hem de özsavunma tekniklerini öğrenmek için salı ve perşembe günleri Bomonti’deki bir spor salonunda Muay Thai antrenmanı için bir araya geliyor.

Muay Thai hız, güç, kuvvet, koordinasyon, denge, dayanıklılık ve esneklik sağlayan bir spor. Yumruk, dirsek, diz ve tekme kullanılarak yapılan Muay Thai’nin savunmaya mı yoksa şiddete mi yönelttiği sorusunu, bu sporu yapanlardan Rozerin Seda Kip yanıtlıyor: “Muay Thai savunma değil, saldırı sporu olarak geçiyor. Ama her an savunmayı düşünüyorsunuz, saldırmayı değil. Refleksleriniz çok güçleniyor. O

yüzden ‘bunu saldırıya, şiddete çevirir miyim’ kısmını unutuyorsunuz. Ama gücünüzü bilmek, sizi bir yandan daha güçlü kılıyor. Bu yüzden de zaten saldırı mı savunma

mı, bunu reflekslerinizle kontrol edebiliyorsunuz.” Muay Thai sporunun kendisinde yarattığı değişimi “Beynim ve vücudum inanılmaz derecede motive oldu ve bu yaşam biçimini de etkiliyor” diye anlatıyor.

STRESE KARŞI MUAY THAI

Yüksek lisans öğrencisi Didem Sağlam dokuz aydır Muay Thai yapıyor. “Kişinin kendisine olan güveni artıyor” diyor ve ekliyor: “İlk izlediğiniz zaman çok zor ve ağır bir spora benziyor, bunu yapamam, diye düşünüyorsun ama düzenli bir şekilde yaptıktan sonra yoluna giriyor. Fiziksel olarak daha sağlıklı hissediyorsun.”

Hilal Başak Demirbaş da eskiden tekvandoyla ilgileniyormuş; yaklaşık 10 aydır da Muay Thai yapıyor. “Sokakta kendimizi güvensiz hissediyor, birisi bir şey dediğinde sessiz kalıyoruz. Bu beni çok yordu. Muay Thai’nin cesaret duyma halini güçlendirdiğini biliyordum ve başladım” diyen Demirbaş spor yapmanın ve torbaları yumruklayarak öfkeyi atmanın, günlük stresi de yok ettiğini söylüyor.

“KADINLAR GÜCÜNÜ HİSSETMELİ”

Avukat Gizemsu Kiracı ise, kadına yönelik şiddet ve istismara karşı çözüm ararken tanışmış Muay Thai ile. “Taciz ve tecavüze karşı nasıl baş edebilirim diye düşünürken fark ettim ki kadınlar kendisini savunmadıkça çözülecek bir sorun değil; o yüzden güvenliğimizi kendimiz sağlamak zorundayız” diyerek spora başlayalı

sekiz ay olmuş. Özgüveninin arttığını belirten Gizemsu Hanım “Sözlü ya da fiziksel tacize maruz kaldığım zaman ne yapmam gerektiğini biliyorum artık” diyor.

“Kadınlar çok güçlü sadece bunu ortaya çıkarmamız lazım” diyen Rozerin Seda Kip sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bütün kadınların güçlenmesi ve güçlü olduğunu hissetmesi için bence kesinlikle bu spora başlaması gerekiyor.”