Son yıllarda İstanbul’da sokak eğlence­si kültürü canlandırılmaya çalışılıyor. Unutulmuş kimi gelenekler, yeni yo­rumla bazı mahallelerin sokaklarını şenlendi­riyor. Pek çok kurumun işbirliğiyle 1999’dan bu yana kutlanan Hıdırellez, bunun iyi bir ör­neği. Hıdırellez Roman vatandaşların bağrın­dan çıkmış, müzisyenlerin Doğu’nun popüler kültürüne damgasını vuran kıvrak havaları eşliğinde, İstanbulluları kendine çekiyor.

DOĞANIN UYANIŞI KUTLANIYOR

Baharı müjdeleyen Hıdırellez’in kökeni hak­kında çeşitli görüşler var. Anadolu kültürleri­ne ait olduğu da söyleniyor, İslamiyet öncesi­ne de… Tam olarak bilinmemekle birlikte, ilk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta Doğu Akdeniz ülkele­rinde farklı zamanlarda, farklı isimler altında da olsa Hıdırellez kutlanmış. Darda kalanların yardımcısı Hızır ve İlyas peygamberlerin yer­yüzünde buluştukları gün olarak kabul edilen Hıdırellez, ülkemizde 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağ­layan gece kutlanıyor.

ILGINÇ GELENEKLER

UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne almak amacıyla ça­lışmalar başlattığı Hıdırellez gelenekleri hayli ilginç. Hıdırellez gecesi geleneklerinden ba­zıları şöyle: Gül dallarına kırmızı bezler bağ­lanıyor, genç kızlar gül dibine yüzükler atıyor, maniler söylenip davullar, zurnalar eşliğinde oyunlar oynanıyor. Özellikle su, yeşillik veya türbe kenarlarında eğlenceler düzenleniyor, ateşler yakılıp üzerinden atlanıyor.