Semavi dinlerin bayramları bu yıl ağustos ayında buluşuyor. Kurban Bayramı, Hacı Bektaş-ı Veli Anması ve Meryem Ana Yortusu bir arada yaşama kültürümüze ışık tutuyor. Dini önderler, bayramların anlamlarını, kardeşlik ve dayanışma mesajlarını Şişli Hayat aracılığıyla anlattı.

Eren Yıldırım Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Kurum Dedesi

Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli felsefesinde, eline – beline – diline sahip olmak ilkeleri olan, merkeze insanı koyan güzel ahlaklı inancın önderlerindendir. İnancını ve felsefesini insan sevgisi, paylaşım ve toplumsal eşitlik, hoşgörü ve barış üzerine inşa etmiştir. Arınıp gel diyerek insanı hırstan, kinden, nefretten, kibirden ve tüm çirkin hallerden arındırıp olgun insan mertebesine ulaştırmayı öngörür. Hoşgörü, barış, insan sevgisi ve eşitlik ilkeleri üzerine kurulu inanç ve düşünce sistemi, insanlığın en yüce değerleri olarak kendisinden yüzyıllar sonra da devam eder.

Bizler de her sene ağustos ayının ilk hafta sonunda (bu sene 5-6 Ağustos) binlerce canımızla birlikte o yüce piri ziyaret ederek dualarımızı ediyoruz, kurbanlarımızı kesiyoruz, canlarımızla birlikte cem oluyoruz.

Değerli canlar… Ağustos ayında biz Aleviler yolumuza ışık olan pirlerimizi, Önderlerimizi ziyaret ederken Hristiyan dostlarımız da Meryem Ana’nın Tanrı tarafından göğe alınmasını kutlar. Bu yıl ağustos sonu eylül ayı başlangıcında İslam âleminin Kurban Bayramı başlayacak. Bayramın kutsallığı, insanlar arasında sevgi ve kardeşliği, komşu ve akrabaya birlik ve beraberliğimizi ilan eden hayırlı bir muhabbet günüdür. Bu sebeple her insan sevgi, saygı, kardeşlik ve dostluk elbisesini giyinmeli; birlikten, iyilikten, barıştan ve yardımlaşmadan yana kapıların hepsini açmalı, tüm muhtaç olanlara yardım elini uzatmalı. Din, dil, ırk, renk ve cinsiyet ayrımı yapmadan tüm toplumların birbirini canı gönülden kucakladığı, insanların adalet ve huzur içerisinde beraber yaşadıkları, kimsenin inancından ve etnik kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği bir dünya kurmak için bu bayramların vesile olduğunu ve bu yönde huzurlu bir dünya kurulacağını içten ve samimi şekilde istiyorum.

 

Mustafa Bilgiç Şişli Müftüsü

Kurban, insanı Allah’a ve onun rahmetine kavuşturan bir ibadettir. Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamına gelen kurban kelimesi, dini terim olarak, Allah rızasını kazanmak amacı ve ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı usulünce kesmek demektir. Dinimizdeki kurban ibadeti, Hz. İbrahim’den hatıradır. Kurban ibadeti toplumda yardımlaşma ve kardeşliği diriltir. Kurbanın kesilip dağıtılmasıyla komşular ve akrabalar görülüp gözetilmiş olur, insanlar arasında köprü kurulur. Bu da toplumun refahının sağlanmasına büyük ölçüde yardımcı olduğu gibi fertlerin birbirine yaklaşmasını da sağlar. Dini, tarihsel ve kültürel zenginliğimizin önemli yapı taşlarından olan bayramlar, asırlardır kardeşliğin, birlik ve beraberliğin tesis edilmesine önemli katkılar sunar, farklı inanç ve kültürdeki insanların birbirini tanımasına yardımcı olur. Bu vesileyle her yıl ağustos ayında Hıristiyan ve Ermeni vatandaşlarımız tarafından kutlanan Meryem Ana Yortusu’nu tebrik eder, esenlikler dilerim. İnşallah, birlikte yaşama ahlakını ebediyen yaşatırız. İslam tasavvuf anlayışının özgün yorumcularından biri olan Hacı Bektaş-ı Veli, mezhepler ve meşrepler üstü bir şahsiyet olarak bu topraklarda yaşayan bütün Müslümanların ortak değeridir. Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma törenlerinin hayırlara vesile olmasını diler, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Başrahip Tatul Anuşyan

Surp Vartanants Ermeni Kilisesi Vaizi

Meryem Ana’ya atfedilmiş Meryem Ana Yortusu, Ermeni Kilisesi geleneklerine göre,

15 Ağustos’a en yakın pazar günü kutlanır. Meryem Ana’nın ölümünün ve göğe yükseltilişinin anısı olan bu bayramla iman hayatının, Tanrı’ya bağlılığın ve boyun eğmenin ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. Ayrıca bu bayramla kadına verilmiş en önemli lütuf annelik ve insan yetiştirmeyi de öğreniyoruz. Ermeni Kilisesi geleneklerine göre bu gün, diğer anneler günü kutlamalarının yanı sıra anneler günü olarak da kutlanıyor. Yine aynı gün, Ermeni toplumunun önemli bir kutlaması daha gerçekleşiyor. Ermenilerin Hıristiyanlık öncesi Pagan olduğu zamanlardan bir gelenekle üzümler kutsanıyor. İnsanlığın varoluşundan beri meyve hasadının

bu ilk ürününün Tanrı’ya adanmasının önemi vurgulanıyor. O gün, Meryem Ana’ya atfedilmiş ilahiler söyleniyor, dünyanın dört bir tarafındaki bağların, bahçelerin, insanların, ülkelerin, devletlerin barışı, huzuru ve bereketlenmesi için dualar ediliyor.

 

İnsanlık, bayramların verdiği mesajı almak yerine sadece gelenekleri uygular ya da bayramları tatil haline getirirse bayramlar amacından sapar. İnsanlar, bayramların verdiği mesajları doğru algılayıp hayatında değişiklik yaparsa ülke ve insanlar bereketlenir; ben, sen, o, öteki, biz gibi kavramlar ortadan kalkar, sevgi ortamı oluşur.

Dileğim, insanların birbirini gerçek anlamda sevmesi, bayram mesajlarının doğru algılanması ve insanların hayatında yeniliğe gitmesi. Bu bayram değişmek, yenilenmek, birlikte yaşamak için bir başlangıç olsun.