Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, çocuklarına çok düşkün üç çocuk babası.

Babalar Günü dolayısıyla Hayri İnönü’yü çocuklarına sorduk. İşte Mehmet İnönü,

Murat İnönü ve Münci İnönü’nün gözünden babaları Hayri İnönü…

Röportaj: Şermin Terzi

Çocukluk ve baba kelimeleri yan yana geldiğinde gözünüzün önüne ilk gelen kareyi anlatır mısınız?

Murat İnönü: İşten eve geldiğini, kendine özgü bir ritimle ıslık çalarak belli ederdi. Biz de koşarak karşılamaya giderdik.

Münci İnönü: Dört yaşındayken babam ellerimden tutup kucağında bana takla attırırdı. Hayatımda hiçbir şeyden bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum.

Mehmet İnönü: Kartalkaya’da kızakla kayarken kızak bir anda hızlanıp arabaların geçtiği yola doğru ilerlemeye başladı ve babam arkamdan koşarak atlayıp kızağı tuttu. Çok korkmuştum ancak öğrendim ki, babam her durumda benim hem arkamda hem de yanımda olacak.

Babanıza benzeyen ve hiç benzemeyen yönleriniz neler?

Murat İnönü: Benzemeyen yönümüz yok denilebilir.

Münci İnönü: Ben de babam gibi çok zor “hayır” derim ama babam bu huyunu yavaş yavaş değiştiriyor. Benzemeyen özeliğimizin olduğunu düşünmüyorum.

Mehmet İnönü: Herhalde en çok benzeyen yönüm kontrolü elden bırakmak istemeyişim. Hiç benzemeyen yönümse çok ısrarcı olmam.

Evlat olarak babanızın bir huyunu değiştirmek elinizde olsa hangisini değiştirirdiniz?

Murat İnönü: Bizi her zaman merak eder. Belki biraz daha az evhamlı olsa kendisi daha rahat ederdi.

Münci İnönü: Babamın hiçbir huyuna müdahale etmek istemem. Çünkü ona hepsini çok yakıştırıyorum ama şunu söyleyebilirim: Kafasına bir şey takılırsa kolay kolay aklından çıkaramaz. Bazı durum ya da konularda daha kolay boş vermesini isteyebilirdim.

Mehmet İnönü: Bir tek Fenerbahçeli olma huyunu değiştirmek isterdim ama Murat da babam sayesinde Fenerbahçeli. Hayatımız o sayede şen şakrak.

Babanızın, kulağınıza küpe olan bir lafı var mı?

Murat İnönü: Aile içi tartışmalarda birimiz kızdığı zaman diğerinin sakin kalması gerektiğini söyler. Kendisi gibi her konuda yapıcı olmamız gerektiğini öğütler.

Münci İnönü: Her zaman annenizden ve benden bir şey saklamayın, der. Başıma iyi ya da kötü ne gelirse gelsin o an babamı arayıp mutlaka haber veririm. Bizim hakkımızda bilmediği hiçbir şey yoktur.

Mehmet İnönü: Var ama Almanca: “Doof bleibt doof, da helfen keine Pillen und keine kalten Umschläge.” Yani diyor ki “Bazı insanları değiştiremezsin bu kadar ısrarcı olmana gerek yok.”

“Ben babamdan en çok … öğrendim” cümlesindeki noktalı yerleri doldurun desem ne yazardınız?

Murat İnönü: Kin gütmemeyi öğrendim, yazardım.

Münci İnönü: Biraz klişe olacak ama babamdan en çok sevilmeyi öğrendim diyebilirim. Aile içi ilişkilerimiz çok iyidir, babam sevgisini ve düşkünlüğünü bize hissettirir.

Mehmet İnönü: Kendimin nasıl bir baba olmaya çabalamam gerektiğini öğrendim, yazardım.

Şimdiye kadarki en değişik babalar günü sürpriziniz/hediyeniz neydi?

Murat İnönü: Aile içinde hediye almak pek adetimiz değildir.

Münci İnönü: Bizim evde pek hediye alma alışkanlığı yok. Benim doğum günümde aldığım en güzel hediye, tüm ailenin beraber kahvaltı etmesiydi ve maalesef uzun zamandır bu fırsatı yakalayamadık. Bence babamın da en güzel babalar günü hep birlikte olduğumuz babalar günleridir.

Mehmet İnönü: Ailemizde birbirimize çok hediye alıp vermeyiz ve babam sürprizleri pek sevmez.

Çocukları olarak Hayri İnönü hakkında haydi bize bir şey itiraf edin…

Murat İnönü: Boş zamanlarında telefondan ya da bilgisayardan oyun oynamayı sever.

Münci İnönü: Babam Pollyanna’dan daha Pollyanna’dır. Olaylara o kadar iyi tarafından bakar ki, hiçbir iyi tarafı olmayan olayın bile güzelliğini bulabilir.

Mehmet İnönü: Babam annesine çok düşkündü.

Babanızı yakından tanıyanlar bilir ki, çocukları sözkonusu olunca akan sular durur ama şu an üçünüzün de babanızla aranızda kıtalar var. Zor olmuyor mu? Ne sıklıkla iletişime geçersiniz?

Murat İnönü: Zor oldu ama alıştık artık. Her gün en azından bir kere konuşuruz. Sık sık video görüşmesi yaparız.

Münci İnönü: Teknoloji sayesinde zorluk olmuyor. Her gün mesajlaşırız, en fazla iki günde bir telefonda konuşuruz. Zor olan kısım özlemek ancak ona da yapacak bir şey yok.

Mehmet İnönü: Annemden ve babamdan uzakta olmak çok zor. Bugünlerde iletişim daha kolay olsa da zaman farkının ve fiziksel uzaklığın önüne geçemiyorum. Fakat ikisi de her zaman yanımızda olduklarını bize hissettirir.

Türkiye’nin kurucularından birinin torunlarısınız. Sizler bu duyguyu nasıl hissediyorsunuz? İnönü soyadı hayatınızda bir kolaylık ya da zorluk yaşattı mı? Özellikle okul hayatınızda, arkadaşlarınız arasında nasıl karşılanıyordu?

Murat İnönü: Soyadımın hayatımda zorluk ya da kolaylık yaşattığını düşünmüyorum. Sadece böyle bir aileden gelmenin gururuyla büyüdük.

Münci İnönü: Soyadımın herhangi bir zorluğunu ya da kolaylığını görmedim ama bu ailenin ferdi olduğum için çok şanslıyım. Ne arkadaşlarımın arasında ne de okul hayatımda soyadım nedeniyle farklı karşılanmadım. Zaten bizi neden herkesten farklı karşılasınlar onu da anlamadım. İsmim çok garip olduğu için soyadım hakkında konuşmaya sıra gelmiyor genelde…

Mehmet İnönü: Soyadım benim için son derece gurur verici ve önemli ancak sosyal hayatımda çok etkisi olduğunu düşünmüyorum. Soyadımızın ağırlığından ve sorumluluğundan çok annem ve babam bize nasıl bir insan olmamız gerektiğini öğretti. Yalnız tarih derslerinde bana biraz kolaylığı olmuştur.

Babalara en sık sorulan sorunun başında, annem nerede, geldiği espriyle söylenir. Sizde de durum öyle mi? Babanıza bıkıp usanmadan sorduğunuz bir soru var mı?

Murat İnönü: Keyfinin yerinde olup olmadığını sorarım.

Münci İnönü: Her gün “Ne haber?” diye mesaj atarım. Ben sormaktan bıkmadım ama belki o iyiyim demekten bıkmıştır. Telefonda konuşuyorsak ve annem yanında değilse annem nerede diye sorarım.

Mehmet İnönü: Son zamanlarda daha çok anneme “Babam nerede?” sorusunu soruyorum.

Teknolojiyi genellikle çocuklar ebeveynlerine öğretir. Ancak Hayri İnönü’nün teknolojiyle arası oldukça iyidir. Sizin bu konuda bir katkınız var mı?

Murat İnönü: Bizim ailede tam tersi. Büyükbabam da teknolojiye meraklıydı. Babam ve bizler de öyleyiz.

Münci İnönü: Benim teknolojiyle aram pek iyi değildir. Bugüne kadar ne öğrendiysem ilk babamdan öğrendim.

Mehmet İnönü: Babam sayesinde biz teknolojiyi çok erken yaşta hayatımıza kattık. Ben teknolojinin beşiğinde, Silikon Vadisi’nde yaşıyorum fakat yenilikleri halen önce babamdan duyuyorum.

Babanızla birlikte en çok nereye seyahat etmeyi ve ne yapmayı isterdiniz?

Murat İnönü: Herhalde Peru’ya gidip yerel yemekleri tattıktan sonra Machu Picchu’ya çıkmak isterdim.

Münci İnönü: Kuzey Işıkları’nı görmek isterdim. Babam her zaman isterdi ve benim de küçüklükten beri ilgimi çeker. Öğrendiğim ilk yabancı kelimeler Aurora Borealis (kutup ışıkları) olabilir.

Mehmet İnönü: Bir tekneyle okyanusa açılıp iki-üç gün babamla birlikte balık tutmayı isterdim.

Evli oldukları için Mehmet ve Murat’a soruyorum; Hayri Bey nasıl bir kayınpeder?

Murat İnönü: Babamın gelinleriyle arası çok iyi, aralarından su sızmıyor. Ece babamla benden daha sık konuşuyor olabilir.

Mehmet İnönü: Ben bunu bir eşime sorayım. Şaka bir yana, babam Nazlı ile de çok yakındır, onu çok düşünür ve bunu da hissettirir.

 

Hayri İnönü nasıl bir baba? Kendisini üç sıfatla tanımlayabilir misiniz?

Murat İnönü: Sevecen, verici, hümanist.

Münci İnönü: Harika bir baba. Sevgi dolu, yardımsever ve keyif insanı.

Mehmet İnönü: Çok yakın, çok güvenilir ve çok ilgili bir baba.

HAYRİ İNÖNÜ’NÜN GÖZÜNDEN BABA OLMAK

“HER GÜNÜ BABALAR GÜNÜ GİBİ HİSSEDİYORUM.

Babalar Günü Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü için ne anlama geliyor? Bu özel günün anlamını ve baba olmayı Hayri İnönü’ye sorduk…

Babalar Günü’nün sizin için anlamı nedir?

Yılda bir kez bu günü kutluyoruz. Ancak benim için her gün çocuklarımın günü. Onlar için de biliyorum ki her gün babalar günüdür. Yani Babalar Günü’nü her gün hissediyorum.

Kaç yaşında baba oldunuz? Baba olacağınızı ilk öğrendiğiniz zaman ne hissettiniz?

İlk kez baba olacağımı öğrendiğimde 32 yaşındaydım. Ben çocukları çok severim. Kendi çocuğumuz olacağını öğrendiğimde dünyalar benim oldu. Asıl zorluğu karım Nazlı çekti tabii; ben doğum olana kadar günleri sayıp durdum.

Üç çocuğunuzun ismi de M harfiyle başlıyor. Bunun özel bir sebebi var mı ?

Aslında ilk oğlumuza Mehmet ismini verince eşim Nazlı diğer çocuklarımızın da ismi M harfiyle başlasın dedi ve öyle oldu.

Baba olmanın size katkıları ne oldu? Hangi yönlerden değiştiniz mesela?

Değişmedim, kendime karşı sorumluluğum arttı. Kendime iyi bakmalıydım ki çocuklarımın yanında olabileyim. Bir de çocuk sorumluluk demek. Onların hayatı için her zaman elimden geleni yaptım. Başarmış olmalıyım ki oğullarımın üçü de eğitimlerinde çok başarılı oldular.