Boyalar, hırdavat, inşaat, çilingir malzemeleri ve dahası… İhtiyaç duyulabilecek her şey Nişantaşı Nalburiye’de… Yalnız bu dükkânın diğerlerinden büyük bir farkı ve önemi var; buraya kadın eli değiyor: Ani Allahverdi Tuncer.

Yazı: Özlem Türkdoğan / Fotoğraf: Yusuf Aslan

Nişantaşı Prof. Dr. Orhan Ersek Sokağı’nda küçük bir nalbur dükkânı. İçeriye girdiğinizde sizi dükkânın işletmecisi Ani Allahverdi Tuncer karşılıyor. Ani Hanım’ın çocukluğu Feriköy’de geçmiş; 1980’den beri Nişantaşı’nda yaşıyor. Ani Hanımın asıl mesleği serbest muhasebecilik. 25 yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrılmış. 2013’ten beri de nalbur dükkânı işletiyor. “Yaşım ve gücüm elverdiği sürece bu dükkân devam edecek” diyor. Nişantaşı Nalburiye’de ne ararsanız bulmak mümkün: bakır cezve, askı, iğne, bez de dahil. “Ürünlerimin çok olmasından dolayı memnunum” diye ekliyor Ani Hanım. Eşyaları tanımasıysa biraz zaman almış: “Dolapları boşalttım, eşyaları tek tek inceledim, kullanma kılavuzlarını okuyarak neye yaradıklarını öğrendim. Dersimi çalıştım yani. Ancak normal kilitlerin dışında bazı karışık kilitler var, onları hâlâ karıştırıyorum. Ama zamanla öğreniyorsunuz. Ürünleri rahatlıkla bulabiliyorum artık.”

Ani Hanım nalburluğa çocukluktan aşina. Nişantaşı’nda nalbur dükkânı açan babasının yanına gidermiş; evlendikten sonra da kocasıyla mal almaya gitmiş. “Ürünleri aldığımız kişiler için Mehmet Ağabey’in yerini Ani Abla aldı; karşılıklı anlayışlıyız” diyor. Esnafl ar arasındaki ilişkiye de değiniyor Ani Hanım: “Eskiden samimiyet vardı; babamın dükkânının önünde tavla oynarlardı. Şimdi de aynı samimi ortamı yakaladık. Karşıdaki elektrikçi ailem gibi. Bir şey olduğu zaman hemen koşuyorum, yardımlaşıyoruz. Çiçekçiyle de öyle.”

Ani Hanım mesleğini “Kadın nalbur olmak güzel, erkek işi diye düşünülen bir alana kadınca fikirler katmak çok hoş” diye anlatıyor ve devam ediyor: “Herkes nalbur dükkânı işletemez. Bu işi sevmek, dükkânı niçin açtığını bilmek lazım. Sistemli olmak, ürünleri tanımak, neyin nerede olduğunu bilmek lazım.”