Özenle inşa edilmiş apartmanları, sanat galerileri, lüks mağazaları, zarif vitrinleri, günün her saati canlı ve hareketli hayatıyla seçkin bir mekân Abdi İpekçi Caddesi. İstanbul’da prestijin ve çağdaş kentsel estetiğin kendini sergilediği nadir caddelerden biri. Maçka’yı Nişantaşı’na bağlayan cadde bugünkü kimliğiyle sadece barındırdığı markalar için değil, İstanbullular için de en gözde alanlar arasında.

screen-shot-2016-12-29-at-22-26-25

Eskiden Emlak diye anılan cadde, adını Türkiye’nin en değerli gazeteci – yazarlarından biri olan Abdi İpekçi’den alır. Milliyet Gazetesi’nin genel yayın müdürü ve başyazarı Abdi İpekçi, bu caddede yaşıyordu. Ömrünü toplumsal barış ve Türkiye’nin çağdaşlaşmasına adamış olan İpekçi, bundan 38 yıl önce, 1 Şubat 1979 tarihinde, evine giderken caddenin girişinde öldürülmüştü. Saldırgan sonradan Papa’ya da suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca’ydı. Bu suikastın ardından, 6 Şubat 1979’da İstanbul Belediye Meclisi’nin kararıyla caddenin adı Abdi İpekçi olarak değiştirildi. Sonraki yıllarda Şişli Belediyesi, Abdi İpekçi anısına heykeltraş Gürdal Duyar’ın yaptığı barış anıtını caddenin girişine, İpekçi’nin saldırıya uğradığı noktaya yerleştirdi.

screen-shot-2016-12-29-at-22-26-16

Abdi İpekçi Barış Anıtı, 70 santimetre granit kaide üzerinde oturmakta ve 3,5 metre yüksekliğinde. Sanatçı Gürdal Duyar, anıtı Abdi İpekçi’yi gençlere emanet eden bir kompozisyon kurgusuyla ve kendine özgü üslubu, yorumlayışıyla tasarladı. Kaide üzerinde tak formunda tasarlanmış anıtın her iki yanında biri kız, diğeri erkek iki genç, İpekçi’nin büstünü taşır. Anıtın üzerindeyse barışı simgeleyen bir kuş figürü bulunmaktadır…

screen-shot-2016-12-29-at-22-26-39

Abdi İpekçi kimdir?

Gazeteciliğin önemli isimlerinden Abdi İpekçi, 1929 yılında doğdu. Galatasaray Lisesi ve hukuk fakültesini bitirdikten sonra 1954’te gazeteciliğe başladı. 1961 yılında devraldığı Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü’nü ve başyazarlığı görevini, öldürüldüğü 1979 yılına kadar sürdürdü. Abdi İpekçi’nin yazarlığına ve gazeteciliğine; Atatürkçülüğe bakışı, barış ve düşünce özgürlüğü savunuculuğu yön verdi. 1970’li yıllarda terörün önlenmesi için iktidarla muhalefet liderleri arasında yapıcı diyalog kurulması için yoğun çaba harcadı. Düşünceleri ve çabaları nedeniyle terörün hedefi oldu.