ŞİŞLİ’NİN ŞAMPİYON HEMŞİRESİ

İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşiresi Duygu

Turan, bir yandan hastalara şifa verirken diğer yandan Kick Boksta kazandığı

başarılarla Türkiye’nin gurur kaynağı oluyor.

 

Hemşirelikte dördüncü yılına giren Duygu Turan 2008 yılında dövüş sporlarına merak salmış. Kick Boks ile başladığı spor hayatı Karate, Wushu ve bilek güreşiyle devam etmiş; sonunda Kick Boks ile milli sporcu olma imkânı bulmuş. Hocası Hasan Fatih Şen ile devam ettiği Kick Boksta 2014 yılında Avrupa şampiyonu, 2015’te dünya şampiyonu, 2016’da ayrı dallarda iki kez Avrupa şampiyonu olmuş. 2014 ve 2016 yıllarında da en iyi sporcu ödüllerini almış. Şimdi de 13 – 21 Kasım tarihleri arasında Slovakya’da düzenlenecek Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor. “Kick Boks beni güçlü hissettiriyor; milli sporcu olmak, ülkemi temsil etmek, hemşirelik gibi zor bir mesleklebirlikte yürütmek benim için gurur verici” diyerek anlatıyor duygularını. Ama hemşirelik ve spor hayatını birlikte yürütmek zor. Bazen nöbetten çıkıp antrenmana; antrenmandan çıkıp nöbete gidiyormuş.

 

AİLE DESTEĞİ

Kick Boks savunma mı saldırı sporu mu sorusuna yanıtı o ldukça gerçekçi: “Savunma sporu deniyor. İnsanlar kendisini korumak için bu sporu öğreniyor. Ama maçta öyle olmuyor. Maç sırasında dövüşen kişiler için daha çok saldırı gibi geçiyor.” Hem hemşirelik yaparak hayat kurtarmayı hem de dövüş sporuyla rakibiyle mücadele etmeyi şöyle anlatıyor Duygu Hanım: “Ben ikisini çok ayrı tutuyorum. Hastanedeyken sporcu olduğumu, spor yaparken de hemşireliğimi unutuyorum. Hastanede sadece hastalarımla ilgiliyim. Sporda da daha ciddi, daha maç odaklı ve sert oluyorum.” En büyük destekçisi ailesi. Annesi her antrenmana katılıyor; kendisi gibi milli sporcu olan kardeşi de çalışmasına yardımcı oluyormuş. “Ailemin desteği sayesinde daha güçlü oldum, kardeşimin gelişimimde ve şampiyonluklarımda büyük payı var” diyor. Severek yaptığı sporun en çok zorlayan kısmı maddi süreçler. Devletin müsabaka paralarını ödemediğini ve hemşire maaşıyla zorlandığını vurgulayan Duygu Hanım sponsor aradığını belirtiyor.

 

“KEŞKE ŞİŞLİ ETFAL YERİNDE KALSAYDI”

İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin taşınacak olması tüm hastalar ve sağlıkçılar gibi Duygu Hanım’ı da etkilemiş. Mesafe nedeniyle antrenmanları tehlike altına giren Duygu Hanım’a hastane yönetimi destek olarak servisini değiştirmiş. Duygu Hanım, tarihi hastanenin bu durumundan dolayı üzgün: “Hastanemiz büyük ve iyi bir kurum. Herkes düzenini oturtmuştu; Sarıyer’e taşınmak herkes için çok zor olacak. Bölünmesini istemezdim. Keşke yerinde kalıp binada iyileştirmeler yapılsaydı.”

 

Şişli’de 100. Yaş Sürprizi

Kurtuluş’un en eski sakinlerinden Yakup Hazan 100 yaşına bastı; Şişli Belediyesi, arkadaşları ve komşuları Yakup Bey için sürpriz doğum günü partisi düzenledi. Feriköy Emekliler Evi’nde düzenlenen doğum günü partisine Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü de katıldı. Pastasını Başkan İnönü ile kesen Yakup Bey’e köstekli saat hediye edildi.

Kızı Esma Hanım’ın yardımıyla duygularını ifade eden asırlık çınar Yakup Bey bu özel gün için Şişli Belediyesi’ne, arkadaşlarına ve komşularına teşekkür etti. Yakup Bey’e huzur ve sağlık dileyen Hayri İnönü sözlerine şöyle devam etti: “50 yıldır komşumuz olan, Feriköy’ün değerli büyüğü Yakup Bey’in 100. yaşını burada hep birlikte kutlamanın mutluluğu içerisindeyim. Medeniyetin ve çok kültürlülüğün kalbi Feriköy, Yakup Bey gibi komşularıyla anlam kazanıyor.”

 

 

Hazan, Sefarad bir ailenin çocuğu olarak Çanakkale Ezine’de dünyaya gelmiş. Kurtuluş Savaşı boyunca tüm Türkiye gibi yoklukla mücadele eden aile, İstanbul Balat’a taşınmış. Yakup Bey, ilkokulu okuduktan sonra iş hayatına atılarak matbaacılığa başlamış. Evli ve iki çocuk babası olan Hazan 50 yıldır Kurtuluşlu. Eşi Estella Hanım’ı genç yaşta kaybeden Yakup Hazan kızı Esma Hanım ve bakıcısıyla birlikte Kurtuluş’ta yaşıyor. Yakup Bey’in dört torunu var, İspanyolca biliyor…

 

Dünya Can Dostlarımızla Güzel

İngiltere’de 1822’de kurulan Hayvanları Koruma Birliği ile hayvanların daha iyi koşullarda yaşamaları ve korunmaları amaçlandı. Ardından dünyanın farklı yerlerindeki dernekler birleşerek Hollanda Lahey’de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluşturdu. 1931 yılında da 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü ilan edildi.

TÜRKİYE’NİN RENKLERİ: SOKAK HAYVANLARI

Şişli Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Erol Yıldız, Türkiye’de tahmini bir milyona yakın sokak hayvanı olduğunu ancak hayvanların görmezlikten gelindiğini belirtiyor. Oysa sokak hayvanlarıyla kurulan empati sağlıklı bir ortak yaşam kültürü oluşturmanın temel noktalarından. Hayvanların yardıma ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Erol Bey sözlerine şöyle devam ediyor: “Tüm korkularımızı, önyargılarımızı ve endişelerimizi bir kenara bırakarak hayvanlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrendiğimizde, onlara el uzattığımızda kalıcı çözümün bizde olduğunu görecek, hep birlikte yaşamanın değerini ve anlamını kavrayacağız.”

 

“SATIN ALMA, SAHİPLEN!”

Şişli Belediyesi, hayvanların metalaştırılarak ürün gibi satılmasına karşı satın alma, sahiplen şiarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Erol Bey, kısırlaştır – aşılat – yerinde yaşat çalışmalarına devam edildiğini; sağlıklı yaşamaları için hayvanlara beslenme ve tedavi desteğinin yanı sıra barınmaları için sokaklara kedi ve köpek kulübeleri yerleştirdiklerini belirtiyor.

 

Şişli Belediyesi, geçici hayvan bakımevine alınan kedi ve köpeklerin rehabilitasyon işlemlerinden sonra sahiplendirilebilmesi için ilanlar hazırlıyor, etkinlikler yaparak sahiplendirilmelerini teşvik ediyor. Sokağa geri bırakılamayan yaşlı ve bakıma muhtaç hayvanlara kalıcı aileler bulmaya çalışılıyor. Tüm çabalara rağmen sahipsiz hayvanların en fazla yüzde 10 kadarının sahiplendirilebildiğini vurgulayan Erol Bey ekliyor: “Dünya Hayvanları Koruma Günü ve devam eden günlerde de Şişli Belediyesi olarak “Satın alma, Sahiplen!” diyerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

 

1

> Hayvan sahiplenmek ve bakımını üstlenmek ciddi bir iştir. Bu sorumluluğu alamayanlar hayvan sahibi olmamalı.

> Evde bakılan hayvanların sağlıkları düzenli olarak takip edilmeli. Belediye veteriner hizmetleri aracılığıyla kayıt altına alınmaları sağlanmalı.

> Çocuklara küçük yaşlardan itibaren hayvanlarla nasıl güvenli iletişim kurulacağını öğreterek sırf eğlence olsun diye hayvanları korkutmalarına engel olunmalı.

> Zor durumda kalmış bir hayvan eve alınarak çocuklara da örnek olunmalı.

> Kuşların, karıncaların yuvalarının bozulmaması gerektiği, onların biyolojik dengenin yapı taşları olduğu herkese anlatılmalı.

> Avcılık spor değildir. Herkes bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yapmayı görev olarak kabul etmeli.