Çanakkale’ye bir harekat planı Avrupa’nın batısında tıkanan ve siper muharebesine dönüşen mücadeleyi açmanın bir yolu olarak 1914’ün sonunda Müttefik Kuvvetler tarafından, özelliklede dönemin deniz bakanı olan Winston Churchill’in bastırmasıyla, cazip ve makul bir fikre dönüştü. Ancak kağıt üzerindeki bu parlak fikir muharebe alanında İtilaf devletleri için büyük bir yenilgiye, Türkiye için unutulmaz bir destana dönüşecekti.

 

Yazı ve Fotoğraflar: Gökhan Tarkan Karaman / Çanakkale Muharebeleri Araştırmacısı

 

Plan kağıt üzerinde basitti, Donanma gücü ile Çanakkale Boğazı aşılacak, Osmanlı’nın payitahtı İstanbul, müttefik donanması tarafından etkisiz hale getirilip, Karadeniz üzerinden Rusya ile bağlantı kurulacaktı. Tabii bu planlar kağıt üzerinde kaldı…

BÜYÜK GÜN: 18 MART 1915

18 Mart 1915 sabahı güneşli ve sakin bir günde saat 08.30’da yola çıkan İtilaf donanması saat 10.00’da Çanakkale Boğazı’nın önüne gelmişti. Türk tarafında ise sabah 8’de havalanan bir Alman keşif uçağı, Boğaz’ın girişine İtilaf donanmasına ait birçok muharebe gemisinin yaklaşmakta olduğunu rapor etti. Bir ingiliz kaynağı, İtilaf donanmasının o saatler itibariyle görünümünü şu sözler ile ifade eder: “Bir kruvazörler ve muhripler armadasınının kuşattığı tam 18 muharebe gemisi, pırıldayan suları ihtişamla yararak, Boğaz’a girdiler. Unutulmaz mağrur ve azametli bir manzaraydı bu ve görenler üzerinde muazzam bir tesir yaratıyordu. Bir İngiliz subay sonradan bu manzarayı şöyle anlatmıştır: “Hiçbir beşeri kuvvvet, böyle bir kuvvet tertibine karşı koyamaz gibi geliyordu.”

 

10.05’de mayın tarama gemilerini koruyan iki kruvazör eşliğinde ön saftaki donanma gemileri Boğaz’dan içeriye girmeye başladılar. İlk mermiyi Triumph saat 11.15’te Türk orta bölge topçularına, Anadolu yakasındaki Halileli sırtlarına attı. Saat 11.45’te Queen Elizabeth’in attığı mermilerden biri Çanakkale kent merkezine düşerek yangın çıkartmıştı. Bir süre sonra diğer gemiler de ağır topları ile 15 bin metre mesafeden iç tabyalara ateşe başladılar. İlk etapta şiddetli bombardımandan ötürü tabyalardan tam

bir karşılık verilememişti. Amiral Guépratte komutasındaki dört Fransız zırhlısı kaleleri daha yakından dövmeye başladılar, Fransız gemileri artık Türk topçusunun atış menziline girmişti, topçularımız aniden ateşe başladı, muharebenin en şiddetli anları yaşanıyordu.

 

Saatler 12.30’u gösterdiğinde, Fransız Gaulois zırhlısı, Rumeli Mecidiyesi’nin yoğun top ateşi sonucu su kesiminin altından isabet aldı, bacası ve direkleri parçalanmış olarak muharebe alanından çekilmek zorunda kaldı. Fransız Suffren zırhlısına da 14 mermi isabet etmiş, gemide büyük bir yangın çıkmıştı. Türk tarafında da çok hasar vardı; toplardan bazıları isabet alarak saf dışı kalırken bazıları arızalanarak ateş edemez vasiyete gelmişti. Saat 13.15’te Türk topçu bataryalarının ateşi ile Inflexible zırhlısı iki isabet almış, pruvasından hasar gören gemi tamir için muharebe alanından çekilmek zorunda kalmış ancak 14.20 itibariyle geri dönmüştü. Hamidiye istihkamları saat 13.20’de Fransız Bouvet zırhlısını ateş altına aldılar; hemen ardından Rumeli kıyı bataryaları ateşe başladı. Şiddetli ateş sonucu Bouvet zırhlısının direkleri ve bacası parçalandı ve gemi sancak tarafına yattı. Karşılıklı top atışları hiç hız kesmiyordu, Türk bataryalarının çoğu harabeye dönmüştü. En güçlü bataryalardan biri olan Dardanos Bataryası’nın komutanı Yüzbaşı Hasan, takım komutanı üsteğmen Mevsuf ile üç er saat 14.00 itibariyle şehit düştüler. Türk topçusundaki ateş gücünün azalması, Birleşik Donanma Komutanı Amiral de Robeck’i ümitlendirdi, hemen mayın tarama faaliyetlerine başlayıp, daha yakından Sarısığlar tarafından ana tabyaları tahrip etmeye karar verdi. Bu kararının nelere mal olacağını tahmin bile edemeyecekti!

NUSRET’İN MAYINLARI

Amiral, Albay Sadler’e Fransız gemilerinin yerini almasını emretti. Bunun üzerine gerideki İngiliz zırhlıları ileriye yanaşmak, öndeki Fransız zırhlıları ise onlara yer açmak adına büyük bir manevra hareketine girişerek Erenköy Koyu’ndan geri çekilmek üzere harekete geçtiler. Bu noktada o zamana kadar gerçekleştirilen topçu ateşi arasında mayınlar unutulmuştu, İtilaf donanmasına ait gemiler ancak en öndeki ilk iki sıra mayın hattını temizleyebilmişti. Peki Erenköy Koyu’ndaki tehlike neydi?

 

Hiç kimsenin Nusret mayın gemisinin 8 Mart sabahı Erenköy Koyu’na dökmüş olduğu mayınlardan haberi yoktu. Topçu ateşi nedeniyle yaralı olarak sağına bir kavis çizerek dönmeye çalışan Fransız Bouvet zırhlısı, Erenköy önlerinde Nusret’in döktüğü mayınlardan biriyle tanıştı. Bouvet iki dakika içinde Boğaz’ın karanlık sularına gömüldü, 680 asker ve 29 subaydan oluşan mürettebatından yalnızca 71 kişi kurtulmuştu. İtilaf kuvvetleri adına günün ilk büyük felaketiydi ama sonuncusu da değildi!

 

Inflexible zırhlısı Bouvet’in battığı yerin yakınında manevra yaparken bir mayına çarparak ağır yaralandı, diğer bir yanda Irresistible birçok mermi yarasına rağmen muharebeye devam ediyordu. Ancak kısa bir süre sonra, Nusret’in döktüğü mayınlardan birinin patlaması sonucu orta kaburga bölgesi parçalandı. Hızla su alan geminin makine dairesinden sadece üç mürettebat kurtulabildi. Saat 17.30 itibariyle İtilaf donanmasına ait üç harp gemisi savaş dışına çıkmıştı. Hareket kabiliyetini yitiren Irresistible, Türk toplarının şiddetli ateşiyle vuruluyordu.

 

YENİLMEZ ARMADA

18 Mart 1915 Perşembe günü öğlen saatlerinde başlayıp akşama doğru biten bir günlük Boğaz Muharebesi, harekata büyük ümitlerle başlayan İtilaf donanması adına büyük bir felaketle sonuçlandı. Birleşik donanma savaş gücünün üçte birini kaybetmişti. “Yenilmez Armada” ağır bir hezimetle yenildi, Türk Ordusu ise bir deniz savaşını karadan ateşlediği donanma toplarıyla kazanarak adını unutulmayacak bir şekilde tarihe yazdırdı. Bu zafer, Çanakkale savunmasında unutulmayacak bir diğer gün olan 25 Nisan 1915’in de perdesini açacaktı…

 

 

ŞİŞLİ BELEDİYESİ 18 MART ÇANAKKALE SAVAŞI ETKİNLİK PROGRAMI

15 – 18 MART

Etkinlik: Çanakkale Zaferi temalı Çanakkale Savaşı Resim Sergisi

Yer: Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi

 

18 MART PAZAR

Saat: 20.00 / 18 Mart Belgesel Gösterimi

Yer: Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi

 

18 MART PAZAR

Saat: 20.30 / 18 Mart Çanakkale Zaferi temalı Hasan Yükselir Konseri

Yer: Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi